Mersin ili, Türkiye’nin önemli tarım ve sanayi bölgelerinden biri olup, son 30 yıl içinde nüfus artışı, sanayileşme ve kentleşme faaliyetleri nedeniyle önemli değişiklikler yaşamıştır. Bu çalışma, Mersin ilindeki arazi kullanım değişikliklerini 1990, 2000 ve 2018 yılları itibarıyla analiz etmeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla Avrupa Birliği tarafından kullanılan CORINE sistemi temel alınarak veriler toplanmış ve değişimler değerlendirilmiştir.
Arazi Kullanımındaki Değişiklikler
1990 yılında Mersin ilindeki arazi kullanımı incelendiğinde, ormanlar, çayırlar ve meraların il genelindeki en geniş alanları kapladığı görülmektedir. Ormanlık alanlar 6.566 km², çayırlar ve meralar ise 4.776 km² büyüklüğündedir. Tarım alanları ise 3.987 km² olarak belirlenmiştir. Bu tarım alanları içinde kuru tarım yapılan alanlar 339 km², sulanan tarım arazileri ise 727 km²’dir. Bunun yanı sıra, meyve bahçeleri 138 km², zeytinlikler ise sadece 4 km²’dir.
Ancak, 2000 yılına gelindiğinde tarım alanlarında önemli bir genişleme gözlemlenmiştir. Tarım alanları 3.785 km² artarak 7.773 km²’ye ulaşmıştır. Orman alanlarında ise 1.798 km²’lik bir azalma meydana gelmiş ve ormanlar 4.768 km²’ye düşmüştür. Bu dönemde, kentleşme ve ulaşım alanlarında da genişlemeler kaydedilmiştir. Yerleşim alanları 135 km²’den 162 km²’ye, ulaşım alanları ise 2 km²’den 38 km²’ye çıkmıştır.
2018 yılına gelindiğinde ise orman alanlarında önemli bir artış yaşanmış ve ormanlar 7.479 km²’ye ulaşmıştır. Ancak, tarım alanları 2.782 km²’lik bir azalma göstererek 4.990 km²’ye gerilemiştir. Bu dönemde, meyve bahçeleri ve zeytinliklerde dikkate değer artışlar gözlemlenmiştir. Meyve bahçeleri 620 km² genişleyerek 747 km²’ye, zeytinlikler ise 23 km² artışla 27 km²’ye ulaşmıştır. Yerleşim alanları ise 217 km²’ye, ulaşım alanları 66 km²’ye ve sanayi alanları 36 km²’ye genişlemiştir.
Nedenler ve Sonuçlar
Mersin ilindeki arazi kullanımındaki bu değişiklikler, nüfus artışı, ekonomik gelişmeler ve planlı kentleşme süreçlerinin bir sonucudur. Özellikle yoğun göçler ve ekonomik gelişmelerin bir yansıması olarak yeni ulaşım ağları, sanayi tesisleri ve organize sanayi bölgelerinin inşa edilmesi, ulaşım ve sanayi alanlarında genişlemelere yol açmıştır. Bunun yanı sıra, tarım alanlarının bir kısmında daralmalar meydana gelmiştir. Kuru ve sulu tarım yapılan alanlar, yoğun nüfuslu yerleşim yerleri çevresinde azalmış, ancak meyve ve zeytin bahçelerinde özellikle yüksek rakımlı bölgelerde genişlemeler görülmüştür.
Geleceğe Yönelik Öneriler
Mersin ilindeki arazi kullanımının gelecekteki eğilimleri incelendiğinde, yerleşim, ulaşım, sanayi ve meyve bahçeleri gibi alanlarda genişlemelerin devam edeceği öngörülmektedir. Ancak, bu alanların birbiriyle çelişmeden planlanması büyük önem taşımaktadır. Yerleşim, ulaşım ve sanayi alanlarının meyve ve zeytin bahçeleri gibi tarım alanlarına zarar vermeden, daha az verimli ve tarıma uygun olmayan alanlarda genişlemesi gerekmektedir. Ayrıca, ormanlık alanların korunması ve ormanlık alanlarda tarım faaliyetlerine izin verilmemesi de önem arz etmektedir.
Sonuç olarak, Mersin ili gibi hızla gelişen bölgelerde arazi kullanımının sürdürülebilir bir şekilde planlanması, çevresel sorunların önüne geçmek ve toplumun sağlıklı bir yaşam sürdürmesini sağlamak için kritik bir rol oynamaktadır.
Bu bağlamda, geçmişteki süreçler dikkate alınarak doğru planlama yapılmalı ve gelecekteki nesillerin ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalıdır.

